Celadet Alî Bedirxan Kütüphanesi

Kürt çalışmaları ve Ortadoğu kültürlerine odaklanan çok dilli bir araştırma kütüphanesi

Bodrum katta, subSPACE’in hemen yanında yer alan Celadet Alî Bedirxan Kütüphanesi, avesta | CULTURE’ın uzun vadeli temel projelerinden biridir. Adını, modern Kürt Latin alfabesini geliştirmesi ve Kürt dili ile kültür tarihine yaptığı kalıcı katkılarla tanınan öncü Kürt aydını Celadet Alî Bedirxan’dan alan kütüphane, akademisyenlerin, araştırmacıların, yazarların, öğrencilerin, sanatçıların ve ilgi duyan herkesin kullanımına açık, araştırma odaklı bir mekan olarak tasarlandı.

Kütüphane, öncelikli olarak Kürt çalışmalarına odaklanan, tematik ve çok dilli bir araştırma kütüphanesidir. Avesta Yayınları, uzun yıllardır farklı ülkelerden ve çeşitli dillerde yayımlanmış Kürt tarihi, edebiyatı, dili, siyaseti, sanatı ve kültürüyle ilgili yayınları ve arşiv materyallerini bir araya getiriyor. Bugün koleksiyonda farklı Kürtçe lehçelerdeki eserlerin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Farsça, Rusça, Türkçe ve başka dillerde kaynaklar da bulunuyor. Kürt çalışmalarının yanı sıra kütüphane, Ortadoğu’nun farklı dilleri, tarihleri ve kültürlerine ilişkin önemli kaynaklara ve Türk edebiyatına ayrılmış bir bölüme de ev sahipliği yapıyor.

Koleksiyon yalnızca kitaplarla da sınırlı değil. Plaklar, CD’ler, fotoğraf kitapları ve çeşitli belge niteliğindeki kaynaklar gibi farklı kültürel ve arşivsel materyalleri de kapsıyor. Avesta Yayınları’nın 31 yıllık yayıncılık birikiminden hareketle, hem Avesta kitaplarında yayımlanmış fotoğraflardan hem de yıllar içinde farklı kanallardan yayınevine ulaşmış, önemli bir bölümü Kürt tarihi ve kültürel yaşamıyla yakından ilişkili görsel malzemelerden oluşacak özel bir fotoğraf arşivi kurmayı planlıyoruz. Buna paralel olarak, mekanın uzun vadeli gelişiminin bir parçası olacak kalıcı bir sanat koleksiyonu oluşturma çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Her şeyden önemlisi, kütüphaneyi durağan bir arşiv olarak değil, araştırmanın, karşılaşmanın ve dolaşımın canlı bir mekanı olarak görüyoruz. Amacımız, farklı disiplinlerin, dillerin ve kültürel üretim biçimlerinin Diyarbekir’in tarihsel ve kültürel bağlamı içinde bir arada var olabildiği ve birbiriyle etkileşime girebildiği bir ortam yaratmaktır.